17 Kasım 2008 Pazartesi
Saha çalışmalarını GfK Türkiye’nin yürüttüğü ve Türkiye lojistik sektöründeki 400 şirketin detaylı olarak incelendiği araştırmaya göre sektördeki hizmet sağlayıcılar en yüksek işlem hacmini Almanya ve Benelux ülkeleri (Belçika, Hollanda, Lüksemburg) ile gerçekleştiriyor. Son 5 yılda işlem hacmi en fazla yükselen ülkelerin başında ise Doğu Avrupa Ülkeleri ve Türki Cumhuriyetler yer alıyor.
Borusan Lojistik, Kale Nakliyat ve Portisbi’nin sponsorluğunda gerçekleştirilen TLSA 2008’de bilgileri toplanan şirketler arasında lojistik hizmet sağlayıcılarının yanı sıra lojistik hizmeti alan müşteriler ve ekipman, donanım ve bilgi sistemleri sağlayıcıları da bulunuyor.
Katılımcı firmaların Türkiye lojistik sektörü pazar büyüklüğüne ilişkin değerlendirmelerine göre, pazar hacminin %37’si hizmet sağlayıcılardan, %63’ü ise hizmet alanların lojistik öz kaynak kullanımından oluşuyor. 2002 yılı ile mukayese edildiğinde sektörün 3 kat büyüdüğü, hizmet sağlayıcıların da toplam lojistik pazarından aldığı payın %5 oranında arttığı görülüyor.
Türkiye lojistik sektöründeki şirketlerin verdiği başlıca hizmetleri uluslararası ve yurt içi kara nakliye, depo dağıtım, proje taşımacılığı, gümrüksüz depolama, nihai tüketim noktasına dağıtım ve konteyner taşımacılığı oluşturuyor. 2002 yılında yapılan araştırmanın sonuçları ile kıyaslandığında, uluslararası kara nakliye ve yurt içi kara nakliye (komple) dışında diğer hizmetlerde azalmalar olduğu gözlemleniyor.
Fırsat sunan alanlar ve pazarlarMüşterilerin almayı planladıkları hizmetlerle lojistik firmalarının sundukları hizmet türleri arasındaki ilişkinin de incelendiği TLSA 2008’in bulgularına göre lojistik hizmet sağlayıcıları, hizmet alan şirketlerin talebini istenen şekilde karşılayamıyor. Türkiye lojistik pazarında talep fazlasının bulunduğu alanların başında konteyner taşımacılığı, gümrükleme hizmetleri ve gümrüklü depo hizmetleri geliyor.
Lojistik şirketlerinin özel hizmet verdiği sektörlerde tekstil/konfeksiyon büyük farkla öne çıkarken, bunu sırasıyla otomotiv, perakende–gıda, inşaat malzemeleri, kimya, demir-çelik ve makine sektörleri takip ediyor. Özellikle inşaat malzemeleri sektörüne hizmet verilme oranının 2002 yılına göre artarak araştırma katılımcıları arasında %69’luk bir kesimi temsil etmesi ve sektöre özel verilecek hizmetler arasında da inşaat ve makine sektörlerinin ön plana çıkması dikkat çekiyor.
Lojistik şirketlerinin işlem hacimleri içinde en büyük paya sahip olan ülkeleri %41 ile Almanya, %32 ile Benelüks ülkeleri (Belçika, Hollanda, Lüksemburg), %26 ile Doğu Avrupa ülkeleri, %24 ile İtalya ve %23 ile Türki Cumhuriyetler oluşturuyor. 2002 yılında yapılan çalışmada Almanya %61’lik, Benelux ülkeleri %48’lik orana sahipken, bu oranların 2007’de düştüğü ve bu süre içerisinde Doğu Avrupa ülkeleri ve Türki Cumhuriyetlerin pazarda işlem hacmi yaratan yeni ülkeler olduğu görülüyor. Şirketlerin önümüzdeki yıllarda işlem hacimleri içindeki payının artmasını bekledikleri ülkeler ya da bölgeler ise farklılaşıyor: Burada Doğu Avrupa ülkeleri (Romanya, Moldova, Polonya vb.) ilk sıraya yükselirken Almanya ikinci sırada yer alıyor.
Müşterilerin çeşitli lojistik hizmetlere ihtiyaç duyacakları ülkelerin başında da genellikle gelişmiş Avrupa ülkeleri geliyor ve ilk 5 sırayı Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Benelüks ülkeleri oluşturuyor.
“Amaç, hizmet verenler ile alanların isteklerini birbirine iletmek...”
Lojistik, perakende, telekomünikasyon ve sağlık sektörlerinde faaliyet gösteren Quattro Business Consulting’in TLSA 2008 için yola çıkmasının temelinde Türkiye lojistik sektörü hakkında yeterli baz verinin bulunmaması yatıyor. Dubai ve Istanbul’da iki ofisi bulunan ve Kazakistan, Kuveyt gibi çevre ülkelerde de hizmet veren Quattro’nun kurucusu ve yöneticisi Hande Ocak, sektördeki yerli ve yabancı hizmet sağlayıcıların yanı sıra Türkiye’ye yeni gelen veya gelmeyi planlayan yatırımcıların ve uluslararası fonların da sektör hakkında güvenilir bilgi arayışında olduğunu belirtiyor.
TLSA’nın, sektörde hizmet verenler ile alanların geleceğe yönelik sözlü ve sayısal mesajlarını ortaya çıkaracağını belirten Ocak, araştırma öncesinde ve esnasında gözlemledikleri sektörel sorunları şöyle özetliyor: “Lojistik sektörüne yönelik hukuki altyapı eksik. Sektör, mevzuatların getirdiği bürokratik engeller ve eğitimli işgücü eksikliğinden şikayetçi. Öte yandan, teknoloji henüz yeterince etkin kullanılamıyor ve pek çok firma halihazırda ihtiyaçtan fazla araç ve depo kapasitesine sahip.”
Yapılan plansız yatırımların sektördeki atıl kapasiteyi daha da yükselttiğini aktaran Hande Ocak, bunun planlama aşamasında kullanılabilecek verilerin eksikliğinden kaynaklandığının altını çiziyor. “Tüm bu sorunlara ek olarak ve aslında bu sorunların kökünde yatmakta olan problemlerden birisi Türkiye Lojistik Sektörü konusunda bilimsel bazda yürütülecek ve pratik bilgi sunacak araştırmaların kısıtlı olması. Doğru kararlar verebilmek, doğru yatırımlar yapabilmek için öncelikle sektör hakkında güncel ve doğru bilgiye gerçek zamanlı olarak ulaşabilmek gerekiyor. TLSA 2008’in bu açıdan önem taşıdığına inanıyoruz.”
Etiketler:
Quattro, Türkiye Lojistik Pazarı, araştırma
Okunma Sayısı: 1776
Diğer Haberler